Puslu Vadi ||Kurtlar Vadisi Pusu,Siyaset,Makaleler,Ergenekon,Politika

Puslu Vadi ||Kurtlar Vadisi Pusu,Siyaset,Makaleler,Ergenekon,Politika

Puslu Vadi ||Kurtlar Vadisi Pusu,Siyaset,Makaleler,Ergenekon,Politika

DEMOKRATİK YEREL YÖNETİMLER

DEMOKRATİK YEREL YÖNETİMLER

 

 

Günümüz sistemlerinin krizlerinin altında yatan en büyük çelişki toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak programlardan kaynaklanmaktadır. Sistemlerin yöntem sorunları ve toplum sosyolojilerini analizleri doğru yapılmaması toplumsal sorunlara cevap üretecek sistemlerin ortaya koydukları tarzlar sorunların başlıca öğeleridir. 21. yüzyıl modern-kent toplum sosyolojisinden uzak gelişen siyasal programlar sendika örgütlenmeleri eğitim kurumları başta olmak üzere sosyolojiden bağımsız gelişen faaliyetler toplumun ihtiyaçlarının doğru analiz edilmemesinden kaynaklanmaktadır. Çünkü, sosyoloji bilimi toplumun bunalımlarını, krizlerini nasıl bir yönetimin toplum tarafından benimseneceğini ortaya döker. Bu programlara göre; siyasal, sosyal, kültürel alanlarının hazırlanması açısından doğru yöntemler gelişecektir. Sosyoloji biliminde uzak gelişen akımlar toplumsal bunalımların kaynağını teşkil etmiştir. Şehirleşme düzeninin getirmiş olduğu sorunlar başta çarpık kentleşme, ekolojik yıkımlar, işsizlik, üretim dışı kalan insanların yıkımları toplumsal kaos alanlarını doğurmuştur. Ekolojik yıkımlar insan sağlığı açısından, insanın yaşam alanlarını tehdit edecek boyuta ulaşmıştır. İnsanın içine girmiş olduğu bunalımların kökenleri güven toplumu özgür, sosyal çevrenin inşa sürecinin yöntemlerine karşı izlenecek doğru toplumsal programlara ihtiyaç doğmuştur. Toplumun organizasyon sürecinin yöntem sorununu doğru analiz edilmesi toplumsal sorunların çözümünü kolaylaştıracaktır.

 

Toplumsal katmanların metropolden, şehirleşmeye oradan ilçe, belde, köy birimlerine kadar gelişen sorunların çözümüne cevap üretecek programların toplumun ihtiyaçlarına, ekolojik durumuna, eğitim konumu sosyokültürel, sosyoekonomik yapılarının göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Toplumda belirleyici olan öğeler toplumun zihniyetinin şekillendiği kurumların analizi ile mümkündür. Eğitim kurumunda ki eğitimcinin misyonu  ailedeki öncüden, inanç kurumundaki imama kadar, feodal toplumdaki ağaya uzaman bir dizi zihniyet örgülerinin çözümü gelişmeden kullanılan yöntemler toplumsal sorunları çözmekten uzak kalacaktır. 21.yüzyıldaki özlemi çekilen yönetimler başta olmak üzere adil demokratik özgür yönetim tarzları modern kent toplumunun ortaya koymuş olduğu tahribatları bireysel yaşam tarzlarına kadar ki sorunlar yığınını ancak toplumun kendi sorunlarına ihtiyaçlarına cevap üretecek programlara ihtiyaç doğmuştur. Günümüz sistemlerinin krizleri toplumsal alanda ki yıkımları beraberinde getirmiştir. Sistemlerin çarpıklığının altında yatan düzeni sağlamak mantalitesi toplumsal güvensizlikleri beraberinde getirmiştir.

Türkiye’ deki merkezi yönetimlerin ortaya koymuş oldukları bilanço sorunları bir merkezde çözme anlayışı sorunların çözümünü derinleştirmiştir. Gelişen çağımızda değişen, değişen birey tek tip topluma hitap edecek hiçbir program başarıya ulaşmamıştır. Türkiye toplum sosyolojisi Ankara merkezi gelişen yönetimin zihniyetine sığdırılamaz. Çünkü bölgeler arasındaki adil olmayan ekonomik paylaşımda kişi başına düşen ekonomik paydan eğitimden faydalanma koşulları bölgelerde oluşan sağlık adaletsizliğinden anlaşılmaktadır. Merkezi yönetimlerinin farklı toplumları bir araya getirme programları başarısızlığa uğramıştır. Bölgelerde oluşan sosyal devlet anlayışının adaletsizliği ortaya koymuş olduğu bilanço kültürel, ekolojik, ekonomik, toplumsal yıkımları beraberinde getirmiştir. 

 

Türkiye’deki yerel yönetimlerin ortaya koymuş oldukları yıkımlar sosyal devlet anlayışının iflası niteliğindedir. Yerel yönetim anlayışı belediyecilikle sınırlı olması toplumun yönetimde söz hakkı tanınmaması sorunların çözümünü derinleştirmiştir. Yerel yönetimlerde oluşan ekonomik zihniyet tarzlarının birilerine peşkeş çekilmesi, ekonominin adaletsiz dağılımı, rant çıkar mantığının aşılmaması, doğru bir yerel yönetim zihniyetinin gelişmemesi, toplumun sorunlarını çözmekte uzak kalmıştır. Demokratik bir yerel yönetimde belirleyici olan faktör toplumun tüm birimlerini kapsayacak toplumsal organizasyonlara ihtiyaç doğmuştur. Şehirleşme düzeninin doğru yapılmamasından il, ilçe, belde, köy birimlerine kadar gelişecek geniş programların ortaya çıkması sorunların çözümünde belirleyici olan bir programın gelişmesine ihtiyaç vardır. Demokratik toplum alanının oluşması yerel yönetim zihniyetinde ön koşuldur. Toplumun tüm birimlerinin yönetimde söz hakkı olması, irade sahibi olması sendika kuruluşları başta olmak üzere alınacak kararlarda kent konseylerinin oluşması ve köy, belde, ilçenin sorunlarının belirli bir organizasyon tarzında bir araya gelecek yönetimlerin bir araya gelerek sorunların çözülmesi daha etkili sonuçlar doğuracaktır.

 

Demokratik toplum zihniyeti gelişmeden sorunların çözümü teoriden öteye geçmeyecektir. Sağlıklı toplum sosyolojisi güven toplumu özgür insan ilişkileri sevginin oluşacağı yaşam alanları insanların birbirleriyle sağlıklı bir iletişim kurmaları açısından vazgeçilmez hale gelmiştir. Demokratik ölçütlerin kullanılacağı toplum projesi toplumun tüm birimlerini kapsayacak nitelikte gelişmesine ihtiyaç duyulmaktadır.

 

 

 

 

Demokratik yerel yönetimde bulunması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz.

 

1- Sosyal, Özgür Çevre: İnsanın kendisini her açıdan güvende hissetmesi ve üretimde başarıya ulaşması için vazgeçilmez etken yaşadığı sosyal çevreyle bağlantılı gerçekleşmektedir. Günümüz insanının tedirginliğinin altında yatan en büyük etken, güven toplumunun oluşmadığı bir alanda yaşamasından kaynaklanmaktadır. İnsanın yaşam alanının güvenli olması ve kendisini her açıdan rahatta hissetmesi üretimde başarılı olmasında belirleyici olan koşullardır. Sosyal, özgür çevrede yetişen insanın daha üretici olması üretici toplumların güvencesidir. Dolayısıyla özgür çevrenin insanın en temel gereksinimleri arasında duygusal, fiziksel ihtiyaçlarına cevap üretmesi açısından vazgeçilmez unsurlar arasında sıralayabiliriz. Çarpık kentleşmeyi aşacak özgür sosyal bir ekolojik yeşil çevre düzenlenmesi sosyal çevrenin ilkeleri başında yer almaktadır.

 

            2- Eğitim Kurumları: Türkiye’de bilimsellikten uzak gelişen ideolojik eğitim kurumları bireylerin yetişme tarzlarının doğrudan etkilemektedir. Eğitim kurumlarının oluşturmuş oldukları sürü-çoban mantalitesi sağlıksız toplumların oluşması sorunlarını doğurmuştur. Toplumun en dinamik kaynağı olması gereken eğitimin insanın yeteneklerini kaybetmesinin en büyük sorunların başında yer almaktadır. Kullanılan yanlış eğitim yöntemleri toplumsal faciaları beraberinde getirmiştir. Eğitimimin amacının dışında sağlıklı güven toplumunun ilkelerinden uzak gelişmesi ırkçı şoven kavramlar düzeni sağlamaya yöneliktir. Toplumun ilkelerine dayanmayan eğitim kurumları her alanda iflasa uğramıştır. Kendisine, çevresine yabancılaşan insan manzaraları eğitim kurumlarının zihniyetinden ileri gelmektedir. Eğitim kurumlarının sivil toplum alanına olan ihtiyaçları doğurmuştur. Sivil toplum alanında verilecek eğitim yöntemleri yerelin zihniyetine uyarlanarak gereken ölçütler niteliğinde gerçekleşmesi sağlıklı bir toplumun güvencesidir.

 

            Demokratik yerel yönetimlerin amaçları arasında olacak en büyük yöntem; toplumun her alanının bilinçlenmesi, kendisini ifade etmesi, yönetimde söz sahibi olabilmesi eğitimin topluma ulaşmasıyla bağlantılıdır. Kendi anayasal haklarını öğrenen bir yurttaşın girişimi sosyal adalet düzeninin gelişmesine katkı sağlayacaktır. Demokratik yerel yönetimler mahalleler de bile eğitim alanlarını oluşturması sağlıklı bir yönetimin oluşmasıyla bağlantılı gerçekleşmektedir. Eğitimin amacı, özgür düşünen insanları ortaya çıkarması ilkeleri başında yer almaktadır.

 

            3- Kültür, Sanat Faaliyetleri: Kültür, sanat faaliyetleri ve etkinlikleri, toplumların özgürleşmesinin güvencesidir. Ortaçağ Avrupa’sında özgürleşmesi ortada olan dogmatik kalıpları yıkmasının altında yatan en büyük etken şüphesiz kültür, sanat faaliyetlerinden kaynaklanmaktadır. İnsanın kendi bedenini tanıması açısından dönemin en büyük atılımları niteliğindeydi. Kültür, sanat faaliyetleri sağlıklı toplumların moral değerleri başında yer almaktadır. Günümüzde kapalı toplum sosyolojisinin ortaya koymuş oldukları zihniyetlerin aşılması ancak kültür, sanat etkinlikleriyle aşılacaktır. Kapalı toplumlar değişimlere uzak kaldıkları için içerisinde farklı bireyleri barındırmaktan uzaktır. Kapalı toplum sosyolojisi tedirginlik tek tipleşmeye dönük sorunlarıyla yüzleşmekten uzak gelişen toplumlardır. Kültür, sanat faaliyetleri kapalı toplumları aşacak daha özgürlükçü toplumları kültürel alanda gelişmesine en büyük katkıları yapacak ilkeleri ortaya çıkaracaktır.

 

            4- Çocuk Yaşam Alanları:  Sağlıklı bir toplumun ileri boyutu açısından yeni yetişen bireylerin zihniyet yapısı toplumun gelecekteki durumunu belirleyecektir. Bir toplumun geleceğini önceden kestirmek olanaksızdır. Ancak toplumların iyi eğitilmiş bireyleri, sağlıklı yetişme tarzları, toplumun geleceğinde belirleyici olan etkenlerin başında yer almaktadır. Şehirleşmeyle birlikte kapalı alanlar içerisinde kalıp beton tabakalar arasında kalan çocukların yaşam alanlarının yok edilmesiyle karşı karşıyayız. Dolayısıyla ekolojik bir ortamdan kopuk yetişen bireyler sosyalleşmede ve özgür insan ilişkilerinde paylaşımda uzak kalmaktadır. Ekolojik bir alanda yetişen çocukların her açıdan daha sağlıklı ve üretici olması açısından çocukların yeşil bir çevrede güvenli oyun alanlarına ihtiyaç doğmuştur.

 

            5- Gençlik Meclisleri:  Türkiye’deki toplumsal birimlerin en büyük çelişkisi gençlik tabanında görülmektedir. Üzerinde her türlü oyunun oynandığı gençlik kavramı sosyolojisi çözülmesi gereken en büyük toplumsal sosyolojisi sorunları başında yer almaktadır. Sağlıksız toplumların çöküntüleriyle uyuşturucu madde, tiner, alkol bağımlılığı başta olmak üzere toplumların en dinamik üretici güçleri sistemsel anlamda etkisizleştirmeye çalışılmaktadır. Gençliğin kendi sorunlarını çözecek meclislerinin oluşması toplumun tüm birimlerini etkileyecektir. Gençlik potansiyelinin üretim dışında kalması sistemsel krizlerin en büyük etkenleridir. Toplumun oluşturmuş olduğu dogmatik kalıpların aşılması için gençliğin zihniyetini belirleyici olması gerekmektedir. Gençlik meclislerinin yerel yönetimlerde söz sahibi olması demokratik toplumların oluşma alanlarını doğuracaktır.

 

 

            6- Kadının Yönetime Katılması: Demokratik gelişmiş toplumların oluşturmuş olduğu alanların başında yer alan en büyük faaliyetlerin başında kadınların yönetimde söz sahibi olmasıyla aşılmıştır. Türkiye’de kamu alanının dışında kalan kadının yönetimde söz sahibi olmaması demokratik bir zihniyetin dışında gelişmektedir. Yerel yönetimlerde toplumun en çok ezilen tabakası olan kadının irade belirlemesi özgür demokratik toplumun güvencesi niteliğinde gelişecektir. Yerel yönetimlerin kadınların eğitim sağlık alanında bilinçlendirilmesi daha demokratik toplumları ortaya koyacaktır.

 

            7- İnanç Kurumları:  Demokratik toplumlardaki ilkelerin başında yer alan inanç özgürlüğü, toplumun tüm bireylerinin inançlarını özgürce yapabilmesi açısından vazgeçilmez unsurların başında yer almaktadır. İnanç özgürlüğünün olmadığı bir yerde hoşgörüden bahsetmek imkansızdır. Dolayısıyla tüm inançların bir arada yaşayacağı demokratik alanlardaki ibadet kurumlarını restorasyon düzenlenmesi yerel yönetimlerinin sorunlarının başında yer almaktadır. İnançların bir arada özgürce yaşadığı günümüz toplumların en gelişmiş toplumların başında yer almaktadır. İnanç özgürlüğü olmayan toplumlarda kin, nefret duyguları gelişmesi açısından toplumsal barış alanlarının zedelenmesi açısından en önemli sorunların başında yer almaktadır. İnanç özgürlüğünün olduğu toplumlarda daha demokratik toplumlar gelişmiştir. İnançlar üzerinden siyaset yapılmaması için halkın inanç konusunda bilinçlendirilmesi sağlıklı toplum sosyolojisinin en büyük ilkelerinin başında yer almaktadır.

 

            8- Ekonomik Projeler:  Türkiye’nin ekonomisinin temelini oluşturan tarım, hayvancılık projelerinin oluşmaması ekonomiyi dışa bağımlı hale getirmiştir. Bölgelerin iklimsel koşullarına uygun gelişecek tarım hayvancılık projelerinin yerel yönetimlerin bünyesinde gelişmesi açısından büyük ekonomik üretim alanlarını oluşturacaktır. Tarım hayvancılık politikası olmayan Türkiye’nin iklimsel koşullarının potansiyelini enerjiden faydalanma ve enerjiyi her geçen gün boşa harcamaktadır.  Yerel yönetimlerin oluşturacağı ekonomik projeler halkın ihtiyaçlarını yerinde görmeleri açısından önemli bir çözümdür. Dolayısıyla yerel yönetimler bünyesinde üretim dışı kalan yurttaşların oluşturmuş olduğu çöküntüler ancak yerel yönetimlerin oluşturacağı ekonomik projelerle çözüme kavuşabilir. Toplumun tarım ürünleri hakkında bilgilendirilmesi ve bölgelerin ekolojik koşullarına uygun ürünlerin yetişmesi tarım alanında ürün çeşitliliğinin ve zenginliliğini doğuracaktır.

 

 

 

            Demokratik şeffaf  katılımcı  kaynakların toplumun tüm bireylerine eşit dağıtılması demokratik yerel yönetimlerin ilkeleri niteliğindedir. Toplumsal organizasyonların bir araya getirecek programları olan yerel yönetim anlayışı soruların çözümüne cevap üretecek zihniyetleri oluşturması açısından vazgeçilmez bir boyuttur. Toplumun ihtiyaçlarını karşılamada öteye gidilebilecek projeler yerel yönetim zihniyetini belirleyecektir. Türkiye’deki yerel yönetim anlayışı dar belediyecilik mantığıyla gitmesi soruların çözümüne cevap vermemiştir. Yerel yönetim zihniyeti belediye mantığını aşmadığı sürece toplumun sorunlarına çözüm getirmeyecektir. Yerel yönetimlerin yol, su ihtiyacının giderilmesi olarak görülmesi toplumun sorunlarını çözümüne katkı sunmayacaktır. Türkiye’de oluşan yerel yönetim mantığının zihniyet boyutu rant, çıkar belediye olanaklarının bazı kesimlerinin çıkarlarına kullanılması mantalitesini aşacak bir zihniyete ihtiyaç vardır. Yerel yönetimler, toplumsal kurumları bir araya getirecek misyonu geliştirmeleri toplumsal sorunların sivil çözüm alanlarının oluşması açısından toplumsal sorunların çözümüne büyük katkılar sunacaktır. 

 

 Doğru bir yerel yönetim zihniyetinin başında yapılacak projelerin halk meclislerinin onayından geçmesine bağlıdır. Halk meclisleri demokratik yerel yönetimlerin ilkeleri başında yer almaktadır. Halk meclisleri, sorunların çözümünde demokratik ve etkili çözümler sunması açısından yerel yönetimlerin iradesini teşkil etmek zorundadır. Yerel yönetimlerin etkili olması demokratik ilkeleri toplumun ihtiyaçlarına göre belirlenmesi ile paralel gelişecektir. Demokrasiden uzak kalacak yerel yönetimler toplumun sorunlarını çözmekten uzak kalmayla karşı karşıya kalacaktır. Toplumun tüm birimlerini bir araya getirecek programların oluşturulması toplumun onayından geçmesi sağlıklı toplum alanlarının güvencesi niteliğindedir. Demokratik ilkeleri olan gelişmiş toplumlar sorunlarını kapalı kapılar ardında çözmekten ziyade tüm sorunlarını toplumun huzurunda çözmüşlerdir. Dolayısıyla şeffaf, katılımcı bir yönetim anlayışına ihtiyaç vardır. Demokratik zihniyetler yıkılmış bunalım kapalı toplumları aşacak sivil toplum argümanlarının devreye gireceği  daha adil düzenlerin oluşması açısından başvurulması gereken yöntemler açısından kaçınılmaz hale gelmiştir.

Demokratik yerel yönetimler sistemsel zihniyetten uzak demokrasi kültürünü yaşatan kendisini daha özgür hisseden yönetimlerin sevgi, saygı hoşgörünün  olduğu sorunların çözümünde toplumun tüm kesimlerinin katılması açısından demokratik yerel yönetimlerin güvencesi niteliğindedir.

ARAŞTIRMACI YAZAR

İRFAN İNAN / MUŞ

 

           

 

 

Kürt Sorunun Çözümü ve Sonuçları

  • Kürt kelimesi sümerce bir kavram olup  Kur=Dağlık Bölge Ti aidet ekiyle oluşan dağlık bölgenin halkı anlamına gelmektedir.Mezopotamya medeniyeti  köklü kültür taşıyıcısı olarak M.Ö
    5000 lerden 21.yy gerçekliğinde çözülmesi beklenen bir halk prespektifiyle irdelenmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.Fırat-Dicle havzasında gelişen tarihçilerin deyimiyle dünyanın en büyük tarım devriminin bu alanlarda başlayarak dünyanın her tarafına yayılması Mezopotamya uygarlığının toplumların Kök hücreleri olması açısından can damarları niteliğindedir.Tarım devrimi Kürtçe kökenli olan Gondwana gond-gund köy anlamına gelen kooperatif tarzı köy örgütlenmesinin izleri günümüz koşullarında Kürt köylerinde şehirden uzak birimlerde hala yoğunca etkisini sürdürmektedir.Neolitik toplumun kültürünün dayanışmayı esas alması hala köylerde qebale ortak dayanışmanın ilk koyunun evcilleşmesi,ilk sabanın kullanılması , mayalanma gök tanrı inancı Sterk kavramları ateşin kutsallığı,ekmeğin saygı boyutuna kadar ki izler Kürt kültür yapı sosyolojisinin neolotik toplumla irdelenmesi Kürt kültüründe başat olan öğelerdir.İlk başta ana merkezi gelişen toplumda kadının doğayı daha iyi analiz etmesi ve tarım devriminin mimarı niteliğinde gelişmesi kadına verilen ad jîn=yaşam olarak gelişmesi ana tanrıça kültürünün izleri Kürt toplumunda güçlü kadın yapısı şu an bile Kofi(Etrafı değerli taşlarla süslenen taç şeklinde sembol )  simgesini taşıyan güçlü kadın toplumda sözü geçen güçlü kadınlardan anlaşılmaktadır.
    Sosyolojik olarak Kürt toplumunun sınıf ayrışması aşiretsel bazda gelişmesi toplumun kendisini talancı güçlere ,istilacılara karşı  dağların kuytu köşelerini seçmesi toplumun kendisini imhadan korumaya yönelik strateji biçimidir. Mezopotamya tarihinde göz yaşının Kürt anasının gözlerinden hiç bir dönem tükenmedi;acılar,sevinçleri,hüzünler toplumun ihanet dürüstlük ikileminin tarihsel anlamda geliştirmiş olduğu destanlara müziğe,dengbej liğe,folklora dökülmesi toplumun duygu boyutunun derin izleridir.Kürt kültürünün sosyolojik çözümü dengbej lik sanatındaki sözcüklerden analiz edilirse toplum hep ihanete uğrayan ve dürüst bireylerin azmiyle bir çelişki halinde yaşamıştır.Kürt kültürünün köklü olması müziğinin bile hiç bir müzik aletine gereksinim duyulmadan söylenmesi binlerce yıla kadar götürebilir.Tüm toplumsal yasaların aşklarla çiğnendiği Mem-u Zin, Dêrwêş U Edule,Siyabend,Xecı’ler toplumun yapısının analiz edilmesi için başvurulacak en büyük kaynaklar niteliğindedir Êhmed-i Xani’ler,Cegerxunlar, Feqiye Teyran’ların edebi sanatsal akımları binlerce yıl onca yasaklamalarla toplumun yaşam oksijeni tükenmeyen umutları niteliğide günümüz koşullarına kadar gelmektedir.
    Kürdistan bölgesine yapılacak siyasal ve diğer ekonomik,politik akımlar toplumun gereksinimlerine cevap üretmek istiyorlarsa mevcut toplumsal alanı moral değerlerini inanç ekollerini,kültürel yapısını göz önünde bulundurmadıkları sürece başarıya ulaşma şansları zayıftır çünkü toplumun sosyolojik unsurları bireysellikten uzak toplum değerlerine dayanmış binyıllardır yaşam bulmuştur.Kürt halkının en büyük eksikliği kendi tarih aydınlanmasını yapmaması ve bu alanlardan uzak bir siyaset ve stratejiden uzak kalmasıdır.Kürt ruhunun yok edilmesiyle karşı karşıya kalan toplumun ruhu ancak tarihsel kültürel buluşmayla sağlanabilir.Toplumların tarihlerinde acı çeken halklar kategorisinde müthiş edebi akımlar çıkmış en büyük atılımlar yahudi toplumunda görülmüştür.Bu toplumda sosyoloji,felsefe,siyasal akımlar,psikolojinin kökenleri ortaya çıkmıştır.Dünyanın en iyi şairlerinden Filistinden çıkması ancak duygu dünyası yaşayan halk tabanına ihtiyaç vardır.Kürtlerde yazar,aydın,sanatçı yada güçlü eserlerin ortaya çıkmamasının tek sebebi halkın tabanına duygularına hitap etmeyen eserlerden kaynaklanıyor.Toplumsallaşma ana merkezli gelişen bir kavramdır. Ana toplumun mimarı niteliğinde gelişen toplumun kültürel alanının hazırlayıcısı ve taşıyıcısıdır.Ana çocuğa dili öğretmesinin yanında dille birlikte düşünceleri mimikleri duyguları doğallığında çocuğa empoze eder ana dili olmayan toplumların kültürlerinin koruma ve bir sonraki nesile aktarmaları açısından vazgeçilmez bir unsurdur. Nasıl ki genotipi bozulmuş domates çekirdekleri toprağa düştüğünde yetişen domatesler hastalıklı gelişiyorlarsa ana dilinden koparılmış çocukta hastalıklı büyüyecektir.
    21.yy da ulus,milliyetçilik kavramları devletlerin kriz alanlarını teşkil etmiştir.Ulus olgusu daha çok gelişmemiş devletlerin üzerinde toplumları sindirmeye homojenleştirmeye tek tipleştirmeye yönelik çağımızın en büyük ihlalidir.Milliyetçilik daha çok sermaye kâr ekonomik örgütlenme merkezidir. Toplum olgusunun kültürel boyutu halklaşmayı esas almaktadır.
    Halklaşmanın argümanları kültürel alanın izleriyle irdelenebilir.Halkları yok etmek askeri olarak mümkün olabilir ancak kültür olgusu onbinlerce yıllık toplum olgusunun güçlü izlerini taşıyacağından yok etme ihtimali yoktur.Bilimsel olarak ta maddenin yoktan var edilmesi vardan yok edilmesi imkansız bir olaysa kültürlerin ortadan kaldırılmasıda imkansızdır.Toplumlar arasındaki ayrışmanın en bilimsel insani alanı kültürel ayrışmayla oluşacaktır.Kültürel ayrışma ve farklılıklar doğadaki madde döngüsünde olduğu gibi çoğu tepkime homojen yerine heterojen gelişmektedir, buda artık tek tipleşmede ısrar eden sistemlere bilimsel olarak verilecek bir cevaptır.Nasıl ki İskoçyada etek giyen İskoçla Kürdistanda Şalvar giyen bireylerin yerlerinin değişmesi binlerce yıllık bir süreçte oluşma alanı doğuyorsa demek ki insanlık tarihinde ayrışma kültürel alanla daha iyi analiz edilebilir.
    Buraya kadar okuyucular Kürt sorunu deyince akla gelen klasik söylemleri görmeye bilirler. Sorunları biraz tarihsel,sosyolojik verilerle ortaya koymak daha etkili olur diye düşünüyoruz.Çünkü artık mevcut inkarın bazı çevrelerce bu yazıyı okuyunca herhalde akıllarda çokça soru işareti kalacakının kanısındayım.Bir Halkın varlığını yokluğunu tartışmak bile çok güç geldiğinden bu veriler umarım bazı çevreleri tatmin edecektir.Ortadoğunun en büyük sorunları başında yer alan Kürd ler kavramı devletsel bazda inkarla asimile zorlama,dayatmayla bastırmak istenen politikalarca sonuç alınmayacağı ortadadır.Halk hareketlerinin terör nitelenmesi var ise terörün sosyolojik olarak tartışmasının yapılması gerekmektedir.Sosyolojik alandaki toplumsal yıkımların ortaya koymuş olduğu bilanço acaba demokratik örgütlenme askeri seçenek tarzları veya direnişimi doğuracaktır.
    Türkiyenin jeostratejik jeopolitik konumu dünya siyasal konjkektürleri açısından görmezden gelinemez mevcut bitki çeşitliliği yer altı,yer üstü kaynakları,su rezervlerinin ortadoğudaki politik süreci belirleyecektir.Küresel ısınmayla birlikte Kürdistan bölgesindeki su rezervleri açısından bölge ateş topu haline gelecektir.Kürt sorunun çözüm yerinin Washinton,Londra,İsrail Merkezli gelişmesi Türkiyenin bağımsızlığını tehlikeye atmıştır.Ankara merkezli gelişmeyen stratejiler kendi sorunlarını çözmekten aciz siyasal programları olan Türkiye gerçekliğinin Kürt sorununu basit siyasal,sosyal,ekonomik argümanları kullanarak toplumu uyutma politikaları gelecekte toplumsal facia alanlarını oluşturacağının göstergesidir.
    30 Yıldır aşkın bölgede süren savaşın tramvaları binlerce köyün boşaltılmış olması savaştan acı gözyaşı bu çatışmalı süreçte beslenen kesimlerin oluşturmuş olduğu stratejiler toplumun nerelerden yönetildiği belli olmayan alanlar oluşturmuştur.PKK nın kuruluşundan toplumsal organizasyon faliyetine kadar sürecinin iyi analiz edilmediği sorunun güvenlik sorunu olarak algılanması askeri yöntem seçeneğinin ortaya koymuş olduğu facia doğanın tahribatı bölge halkının piskolojik,sosyal,ekonomik yıkımları metropollerde oluşan sokak çocukları çöpten ekmek toplayan insan manzaraları devletin en küçük bir toplumsal tepki silahlara başvurarak çocukları katletmesi onlarca aydının,yazarın demokratın ölümü hem doğu hem batıdaki anaların gözyaşları ezilen sınıfın üstünde gününü gün eden çevrelerin aldıkları kararlar toplumsal kaos alanını doğurmuştur.Türkiyenin aydın yazar çelişkisi Sümer-Mısır geleneğinde rahiplerin rüya yorumcuları gibi sisteme hizmete ettikçe binlerce yıldır bir arada yaşamış halkların emeklerini görmezden gelen anlayışların artık ortadan kalkması halkların emeklerini tehlikeye atmaktadır
    Fırat dicle havsası tarımsal üretim açısından tarihsel kökenlerden anlaşılacağı gibi mühtiş bir alanın izlerini taşımaktadır.Tarım devrimi bu alanlarda başlamıştır,bölgenin tarıma ve hayvancılığa açılması Türkiyenin ekonomisinin temelini oluşturacaktır. Bölgede oluşan çatışmalı ortamdan dolayı üretimden kopan halk bölge ekonomisinin felce uğratmıştır.Bu alanlara huzur,barış,refah gelmesi durumunda zannedersem İMF ye gidip yalvarmak sorununu ortadan kaldıracaktır bölgeye atılan bombaların yerini eğitim kurumları ekonomik alanlar oluşursa insan hakları alanında demokratik süreçler gelişirse Türkiye toplumu her alanda dinamik bir sürece kavuşacaktır.Bölgeye atılan bombalar radyoaktif maddeler toprağa karışarak bölgenin ekoloji dengesini her geçen gün tahrip ederek ekolojik yıkımları beraberinde getirmiştir.Bölgenin tahribatı hükümetin atacağı siyasal söylemlerle ortadan kalkmayacaktır.Mevcut anlamda askeri yöntemler faciaları ve zararları ortadan kaldırmayacaktır.30 yıldır süren yıxımı belki 100 yıl yaraları toparlayamaz hale getirmiştir.
    Kürt sorunu ancak Kürtleri bir halk olarak ele alınarak çözülebilinir.Bir halkın taleplerini ne olduğu halkı oluşturan kültürel dilsel yaşama biçimlerinin alanları halkın demokratik iradesini esas almak zorundadır .Bölge halkının kendi iradesini belirleme kendi yönetim birimlerini kurması halk olmanın bilançosudur.Halklaşma ancak toplumsal tabakaların ortaya dökeceği ortak projelerle sağlanabilir.Bölgeye yapılacak bir iki ekonomik paket projeleri sorunların çözümünü derinleştirecektir.Anadili olmayan hiçbir halktan söz edilemez.Kendi kültürünü yaşamayan toplum yoktur.Ortadoğuda siyasi haritaların çizilmesi gelecek yüzyıldaki stratejilerin ne olacağı açısından düşündürücüdür.Türkiyenin ulus-oligarşik ittihat-terakki zihniyetlerini geride bırakarak içi boş milliyetçi kavramların artık kundaktaki bebekleri bile tatmin etmeyeceğinin ve mevcut politikaların iflası ortadadır.Kürtlerle Türklerin ittifaklarının tarihsel temelde ilki Malazgirte atılmıştır.Dönemin ittifak anlayışı kültürel islamla bütünleşme idi. Zaten Alparslanın kendisi savaştan önce halklara namaz kıldırır sonra halkı savaşa davet eder burada bir ulus olgusundan söz edilemez.Toplumlar inanç bazından bir araya gelmiştir.İkinci ittifak M.Kemal’in Nutukta Kürdistan bölge söylemleri ve Kürt aşiretlerinden övgüyle söz etmesi  bölgedeki toplantılarda Paşaya sorulur
    -Paşam Kürt Sorununu ne yapacaksınız?
    M.Kemal
    - Cumhuriyette Tüm Halklar Kültürler inançlar güvence altına alınmıştır.Cumhuriyet ne Kürd’ün ne Türkündür Cumhuriyet halklarındır
    dolayısıyla M.Kemalin Kürt Kültürüne,diline karşı bir tepkisi yoktur.Türkiyenin en büyük direniş hamlesi Çanakkalede yine Kürt-Türk ittifağı sayesinde cumhuriyetin temelleri atılır.Kürtlerle türklerin 3.büyük ittifağı Demokratik Cumhuriyet olması Tüm Türkiye halkının kurtuluşu niteliğindedir.
    Demokratik çözüm hep söylendi ancak demokrasi kelimesinin hoşgörü,sevgi,barış insan ilişkilerinde empati,sempatiği kapsadığını gelişmiş toplumları ortaya koymuş oldukları güven toplumu özgür insan ilişkilerinin olduğu siyasal bir sistemden ziyade kültür olduğunun demokrasi öğeleriyle tüm sorunların insani öğeleri çözecek bir alanın oluşacağının güvencesidir.
    Demokrasi kültürüyle bütünleşecek bir Türkiyenin Kürt Sorununu çözerek Türkiyenin daha dinamik hale geleceğinin savaş yerine üretimi esas alması yasaklamalarla değil özgürlüklerle anılması devletin korku yerine güven toplumunun inşasını oluşturması  21.yy da Türkiye toplumunun en büyük atılımı olacaktır
    Yazar:Araştırmacı-Yazar
  • İrfan İnan- Muş
    dogubey@hotmail.fr
  • Yayına Hazırlayan Hazırlayan:Muhammed Yakut- Doğubayazıt

Ağrı/Doğubayazıtta Canan Can Mı ? Ali Konyar Mı ?

Ağrının Doğubayazıt ilçesi 2 Dönemdir Belediye Başkanı Mukkaddes Kubilaydı bu sene Aday olmadı. Ak parti geçen sene Sena GEÇİT i aday göstererek dindar kesimin oylarını almaya çalışmıştır Bu sene Akp den aday olarak Koti Aşireti Lideri Ali Konyar Aday gösterildi. Dtp ise Erzincan lı bir Kadın aday gösterdi.

Halkın oyunu daha çok dtp den yana kullanacağı bilinen bir gerçek fakat bu sene akp ve dtp den başka partilerin aday bırakmaması üzerine ilçedeki 5000 e yakın memur asker oyları otomatikmen akp ye kayacaktır. Ali Konyarın aşiret lideri olması nedeniyle Gençler ve okumuş insanlar tarafından istenilmeyen bir aday gençler feodal yönetimle gitmeyeceğini anlamışlar.

Şu an Başa Baş Gitsede Newroz Kadınlar günü gibi etkinliklerde dtp nin oylarını arttıracağını düşünüyorum

Sonuçta 2 partide yalnış adaylarla çıkacak siyaset sahnesine Ne kadar da yanlış olsa  oylar Ali Konyarın Şahsına  Dtp ninde Politikasına gidecektir

Şu anda Ali Konyar İddalı görünsede Dtp yabana atılacak bir parti değil insanların düşüncelerini açıkça söleyemediği bir gerçek

Şu an ki duruma bakarsak Dtp nin 2.dönem dir aldığı belediyeyi akp alamayacak gibi ilerleyen günler neyi değiştirecek görüp bakacağız

2009 Yerel Seçim Analizleri

Bir İlki Gerçekleştirip Türkiyedeki Tüm İllerin Seçim analizlerini kazanabilecek adayları paylaşacağız sizinle

Bu bir şantaj yazısıdır; 10 isim var cebimde

  • Bırakın bana güvenenleri, kendi aklıma bile gelmezdi günün birinde köşemden birilerine şantaj yapacağım ama gerekçem çok tutarlı ve eminim siz de öğrenince bana hak vereceksiniz…
  • Dün akşam Kültür A.Ş’nin ‘ısrarlı’ davetini kırmayarak Esma Sultan Yalısı’nda düzenlediği iftara katıldım. Girişte hangi masada oturacağımızı öğrendikten hemen sonra misafirleri ayakta karşılayan Kültür A.Ş. Genel Müdürü Nevzat Bey ile karşılaştık. Nevzat Bey sağolsun her zaman güller açan yüzüyle karşıladı ve hiç kimseden esirgemediği samimiyetini benden de esirgemeyerek gönlümü mest eyledi. Daha sonra rezervasyona göre oturmam gereken 24 numaralı masayı aramaya başladım. Önümde yer gösterecek bir görevli vardı ama hemen her masada birileri ile kucaklaşıp oyalanınca onu kaybettim.  Herkes nezaketen beni masasına davet etti ama ben teşekkür edip yerime geçmek için yoluma devam etim. Gerçi biraz sonra başıma geleceği bilsem hemen birini kabul edip masaya çökerdim, ama nereden bileceksiniz…. [Devamn Okuyun...]

Zekeriya Beyaz sonunda gönderildi

  • 7 Eylül akşamı kanalları gezinirken denk geldiğim bir programda işittiklerim “bu kadar da olmaz” diye düşünmeme neden oldu.
  • O günden sonra gelecek bir haberi beklemeye koyuldum. Bu ölçüsüzlüğün ve reytinge kurban edilmek istenen toplumsal değerlere yönelik patavatsızlığın önü alınmalı diye düşündüm. Dün aldığım bir duyum “olacağı buydu” dememe neden oldu. Sonra kanalın üst düzey yetkilerinden birini aradım ve haberi teyit ettim. Evet, Zekeriya Beyaz kovulmuştu.
  • 7 Eylül akşamı İbo Show programına katılan Zekeriya Beyaz, sanatçı Mustafa Topaloğlu’nun eşi Derya Hanım’ın sağlık nedeniyle türbanını çıkarmasını yorumlarken, “Kuran’da örtünme diye bir şey yok. Türban sağlığa zararlıdır” sözlerini sarf etti. [Devamn Okuyun...]

Ahmedinejad, Bush için üzülüyor

  • İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, İran halkının bütün milletlerle dost olduğunu, barış ve adaletin tüm dünyaya hakim olması için çalıştığını söyledi.
  • Ahmedinejad, Tahran’da bugün düzenlediği basın toplantısında yerli ve yabancı basın mensuplarının çeşitli konulara ilişkin sorularını cevapladı.
  • İran Cumhurbaşkanı, yardımcısı İsfendiyar Rahim Meşai’nin “İran bugün, ABD ve İsrail halkıyla dosttur. Dünyada hiçbir millet düşmanımız değil, bu bir iftihardır” yönündeki sözlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, İran halkının barış ve dostluk adına tüm milletlerle birlikte olduğunu söyledi. [Devamn Okuyun...]

“Zülfikar” Dizisi Ayrıntıları

Bugün Kanal7 de Zülfikar adlı diziyi izlediğim.

Dizi Güzele benziyor açıkçası hoşuma gitti ve sitede

Zülfikar dizisi için yeni bir kategori açmaya kara verdim.

Yayınlacağı günlerde Fragmanı özeti ve full bölümünü izleyebilirsiniz Zülfikar adlı kategorimizde Bulabileceksiniz. Kurtlar Vadisi Pusu dan sonra Zülfikar Dizisinide geniş bir yelpazede izleyeceğiz..

“Kurtlar Vadisi Pusu” Kelimesi

Bugün googlede Kurtlar Vadisi Pusu Kelimesini sorgulattığımda sitemizin ilk sayfada olduğunu  6 sırada yer aldığımı gördüm.

Gerekli Seo Çalışmaları yaptığımız optimizasyonlar işe yaramaya başladı.

Bu Kelimede hedefimiz ilk 3 e girmektir.

Yapacağımız çalışmaların devamını getirerek bu yolda ilk 3 için çalışacağız.

Çin Vizesi

Çine Gitmek Biraz Dahada Zorlaştı..Artık Davetiye İsTeniyor..

Aşağıdaki Belgeleride getirmeniz gerekecektir

  • Şirketin antetli kağıdına kaşeli ve imzalı olarak, Çin konsolosluğu vize departmanına hitaben yazılmış, seyahat detaylarını ve vize talebinizi belirten dilekçe (ingilizce)
  • Ticari Sicil Gazetesi Fotokopisi
  • Vergi Levhasının Fotokopisi
  • İmza Sirküleri Fotokopisi
  • Yeni Tarihli Faaliyet Belgesi Fotokopisi
  • Hesap Cüzdan Fotokopisi
  • Gayrimenkul Tapu Fotokopisi
  • Kredi Kartları Fotokopisi
  • Otel Ve Uçak Rezervasyonları,
  • Ticari Seyahatleriniz İçin Çin deki Firmadan Davetiye
    (Çindeki Sizi Davet Eden Kuruluşun Bağlı Olduğu Belediyenin Dış İşleri Komisyonundan Orginal Davetiye Gelmesi Zorunludur.)
  • 2 Resim ( Arka Fonu Beyaz, Yeni Çekilmiş ve Rötuşlanmamış )
  • Pasaport ( Vize bitiş tarihi itibarıyla en az 6 ay süresi olan, varsa eski pasaportlarınız )
  • Seyahat Süresini Kapsayan 30.000 € Teminatlı Seyahat Sağlık Sigortası