Önemsiz (?) gelişmeler
19 Ağustos 2008 Salı ,
Kategori: Makaleler
- Milli EÄŸitim Bakanı’ndan yeni bir “af” müjdesi. 600 bin eski öğrencinin yararlanması bekleniyormuÅŸ.
Dünyada en masrafsız gönül alma yolu nedir sorusunun cevabının “af” olduÄŸu muhakkak. Şöyle ya da böyle her türlü “af”. Cebinizden (bütçenizden) beÅŸ kuruÅŸ çıkmadan bedavadan önemli sayıda vatandaşın gönlünü alma yöntemi.
- “Af”ın tabii ki gerekli-elzem olduÄŸu dönemler de vardır. Mesela, 12 Eylül’de olduÄŸu gibi bir ülkenin baÅŸta adalet olmak üzere bütün kurumlarının üzerinden silindir geçmiÅŸ ise, bu hukuksuzluÄŸun bir biçimde onarılması gerekir.
- Öğrencileriniz için de tabii ki; söz konusu silindir keyfe keder nedenlerle öğrencilerinizi öğretim hakkından yoksun bırakmış ise, tabii ki bu yaranın da onarılması gerekir.
- Onun dışında, henüz geriye doÄŸru kaç yılı kapsayacağı belli olmayan bir “üniversite affı”nın savunulacak bir yönü yoktur. (Başörtüsü yasağı dolayısıyla öğrenimlerini �hem de diplomaya bir adım kala- sonlandırmak zorunda kalanlar varsa, hakları tabii ki iade edilmelidir. Ama bunun açıkça ifade edilmesi ÅŸartıyla.)
- Onun dışında, 600 bin eski üniversiteliye yeni sınav hakkı tanınması, zaten işi başından aşkın üniversiteler için büyük bir yük getirmekten başka bir şey değildir.
- Son olarak İran CumhurbaÅŸkanı’nın İstanbullulara yaÅŸattığı trafik iÅŸkencesi hâlâ tartışılıyor. Son derece ceberut, halkının günlük hayatına saygısız bu idari tasarruf âdeti bugünkü hükümet ile baÅŸlamadığından konuyu geniÅŸ tutmamız gerekiyor.
- İstanbul Valisi getirilen dolaşım kısıtlamasına iliÅŸkin “Bu ziyaretin hassasiyeti ve risk deÄŸerleri nedeniyle bu tedbirlerin en üst seviyede uygulanması gerekiyordu. (…) sevgili İstanbulluların bunu anlayışla karşılamalarını istirham ediyorum” demiÅŸ.
- Valinin bu dileğinin kaç İstanbullu tarafından yerinde bulunduğunun hesabını size bırakıyorum.
- Ne münasebet! Madem ki valinin güvenliÄŸinden birinci derecede sorumlu olduÄŸu ÅŸehrinde “risk deÄŸerleri” bu derece yüksektir, o zaman ziyareti bu deÄŸerleri yükselten hiçbir yabancı konuk ağırlamayalım. Ya da onları (mesela) Abant gibi söz konusu deÄŸerlerin kolaylıkla düşürülebileceÄŸi yerlere havadan ulaÅŸtırarak zaten normal halinde bile burnundan soluyan ÅŸehirliyi rahat bırakmak yolunu seçelim…
- Åžu bunaltıcı havada biraz serinlemek için valinin ÅŸu deÄŸerlendirmesini de aktarayım: “Bu tip konuklar için genelde havalimanından helikopterle ve deniz araçlarıyla götürülüp-getirilmesi gündeme alınabilir. Ama İran heyeti de kalabalıktı. Sadece CumhurbaÅŸkanı gelmemiÅŸti.”(!)
- Evet, bazı günlerde (bu günlerin sayısı Türkiye’nin “merkez ülke”ye dönüşmesine paralel olarak hızla artıyor) İstanbulluyu çıldırmanın eÅŸiÄŸine getiren bu ulaşım önlemleri “risk deÄŸeri” yüksek konuk ziyaretleriyle de sınırlı deÄŸil.
- Bakın mesela önümde duran haberin müjdelediÄŸi önlemlere: “İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre 30 AÄŸustos Zafer Bayramı provası nedeniyle bugün bazı yollar trafiÄŸe kapalı olacak.”
- Açıklamanın “bazı yollar” dediÄŸine bakmayın; Mahmutbey Köprüsü’nden Vatan Caddesi; Edirnekapı KavÅŸağı’ndan Aksaray Metro istasyonuna kadar “bazı yollar” bunlar.
- Ve de unutmayın ki, bu yasak sadece “prova” için. Bunun bir de bayramı var.
- Benzer ÅŸekilde her yıl kaç tane “prova” ve aslının olduÄŸunu da hatırlayın.
- Nedir amaç bilmiyorum ki. İstanbullu sürücülerin büyük kısmını �sırf bu nedenden- Ahmedinejad karşıtı yaptıkları gibi, milleti resmi geçitli milli bayramlardan da mı soğutmak?
- İran CumhurbaÅŸkanı Ahmedinejad’ın Sultanahmet’teki Cuma namazında “VIP” bölümü davetini kabul etmeyip cemaatin içinde kaybolması hoÅŸuma gitti doÄŸrusu. Haksız mıyım, orada mı “VIP”?
- Ben tam da bu memnuniyeti yaÅŸarken “BaÅŸkente 15 bin kiÅŸilik VIP cami” haberi çıkmaz mı?
- Diyanet İşleri Başkanlığı, başkanlığın Eskişehir yolu üzerindeki binasının hemen yanına aynı anda 15 bin kişinin namaz kılabileceği bir cami yaptıracakmış.
- “Camide, devlet protokolü ‘VIP’ standartlarında ağırlanacak”mış. “Protokol için özel abdest ve dinlenme yerleri olacak”mış. “Protokol, abdest ve dinlenme bölümlerinden özel asansör sistemiyle caminin içine geçebilecek”miÅŸ. “4 bin araçlık otoparkı olacak”mış. “BaÅŸkanlık binasıyla cami arasında protokolün kullanacağı bir alt geçit bulunacak”mış. “Diyanet İşleri BaÅŸkanı, konuklarıyla bu geçidi kullanarak camiye ulaÅŸacak”mış…. (Bu arada haberden, “baÅŸkanlık personeli” sayısının yaklaşık 1000 kiÅŸiye ulaÅŸtığını da öğreniyoruz.)
- Görüyorsunuz; (eÄŸer haber gerçeÄŸi yansıtıyorsa), sıra camide protokolun “VIP standartlarında ağırlanması”na geliyor.
- Yazıyı bitirmeden yıllar öncesinden bir hatıramı da aktarayım: Bir Alman arkadaşımız, ÅŸehirde gezerken caminin birinden bir cenazenin kaldırılmasına ÅŸahit olunca özetle şöyle demiÅŸti: “DoÄŸrusu öldüğümde ben de bunu isterim! Almanya’nın her adımı için ayrı para ödenen ‘cenaze levazımatçısı’ sektörüyle karşılaÅŸtırılınca ne kadar sade, maddi çıkardan ne kadar uzak bir merasim bu böyle!”
- GeliÅŸi-gidiÅŸi ile İstanbullunun canını çok sıktı ama Sultanahmet’te girdiÄŸi saftan ötürü Ahmedinejad pek sevimliydi doÄŸrusu… “Camide VIP standartı”! Ne demekse?
- kbumin@yenisafak.com.tr
- KÜRŞAT BUMİN - YENİŞAFAK


Yorum Bırakın.